2012 LYS’de çıkan bir coğrafya sorusu hakkında değerlendirme: Doğu Karadeniz’de yağış yükseklikle gerçekten azalır mı?

23 Haziran 2012 günü yapılan 2012 Lisans Yerleştirme Sınavı-3 (LYS3) Coğrafya-1 (Coğ-1) testini incelerken 6. soru dikkatimi çekmişti. Sorunun doğru şıkkında verilen grafikte bir yanlışlık söz konusu olabilirdi. Bu olası yanlışlığa değinmeden önce isterseniz soruyu bir hatırlayalım. ÖSYM’nin sitesinden indirdiğim sınav kitapçığının 6. sorunun da bulunduğu sayfası aşağıda gösterilmektedir. Soruda Türkiye’de kuzey-güney doğrultusundaki bir profile ait yıllık ortalama sıcaklık ve yağış eğrilerinin nasıl değişeceği sorulmaktadır. Doğru şık olarak “C” verilmektedir. “C” şıkkına baktığımızda sıcaklığın değişimi Karadeniz kıyılarından Toros Dağlarının güneyine kadar yükseklikle ters orantılı olarak ve sıcaklığın enlemsel değişimi de hesaba katılarak gösteriliyor. Sıcaklık değişiminde herhangi bir yanlışlık söz konusu değil. Yağış eğrisine baktığımızda ise yağışın Karadeniz kıyılarından itibaren yükseklikle azaldığını, Çoruh Oluğunun güneyindeki dağların kuzey yamaçlarında arttığını, güney yamaçlarında ise azaldığını, Anadolu Platosunu geçerken değişmediğini ve Mut Oluğundan itibaren arttığını görebiliriz. Burada soru işareti olan kısım yağışın yükseklikle azaldığının gösterildiği Karadeniz kısmıdır. Acaba yağış gerçekten bu bölgede yükseklikle azalmakta mıdır? (Akdeniz kısmıyla da ilgili benzer bir soru sorulabilir ancak o bölgeyi yeterince çalışmadığım için şimdilik o kısma değinmeyeceğim).

page7

Yukarıdaki soruya, sadece Meteoroloji Genel Müdürlüğüne (MGM) ait iklim istasyonlarındaki ölçümler sorgusuz sualsiz kullanıldığında “evet” cevabı kolaylıkla verilebilir. Maalesef, pek çok çalışmada eldeki veri nasıl bir değişim ortaya çıkarmışsa onun üzerinden analizler ve yorumlar yapılarak yola devam edilmiştir. Yukarıdaki soruya kaynak teşkil edebilecek bir grafiğe “Türkiye İklim Atlası” (İbrahim Atalay) adlı kitapta rastlayabilirsiniz (bkz. adı geçen kitap, Şekil 14). Hem o kitaptaki grafikte hem de LYS’de kullanılan versiyonunda yükseklikle yağış azalması konusunda şüphelenmemiz gereken iki durum söz konusudur. Birincisi MGM’ye ait istasyon ağının bu bölgede yetersizliği ile ilgilidir. O bölgeye gidenler bilir, muazzam dağlık bir bölgedir, ve meteoroloji istasyonları daha çok sahil kesiminde bulunur. Yükseklere doğru istasyon pek yoktur. İlk dağ sırasını aştıktan sonraki istasyonlar da “rüzgar altı” yada “yağmur gölgesi” denilen alanda kalır ki bu kısımlara yağış nispeten az düşer. Bu durumda yağışın yüksek olduğu sahil istasyonları ile yağışın düşük olduğu “yağmur gölgesi” istasyonları arasında yapılacak enterpolasyon “C” şıkkında verilen yağışın azalması gibi bir değişim ortaya çıkaracaktır. Bu durum istasyon yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. İkinci şüphelenmemiz gereken durum ise oroğrafik etkinin görüldüğü yerlerde yağışın genellikle yükseklikle (belli bir yükseltiye kadar) arttığı olgusudur. Bunlar grafiklerde gösterilen yağış değişimi konusunda şüphelenmemizi sağlasa da gerçek durumu öğrenmemiz açısından somut delillere ihtiyacımız olduğu açıktır.

Bu konuda en az iki delil sunabilirim. Birincisi, akım ölçümleri. Doktora jürisinde bulunduğum İTÜ İnşaat Fakültesi, Hidrolik Anabilim dalından bir öğrenci bu bölgedeki yağış dağılımı ile yağış-akış ilişkisini çalışmıştı (Eriş, 2011). Bu öğrenci ilk önce MGM ve diğer kurumlara (örneğin Devlet Su İşleri) ait istasyon verilerini kullanarak bölgenin yağış dağılımını elde etti. Sonra bölgedeki havzaların akımlarını bu havzalara düşen yağış ile karşılaştırdı. Neyle karşılaştığını tahmin edebilirsiniz. Yıllık akımlar pek çok havzada yıllık yağışlardan daha büyüktü. Uzun yıllar ortalamaları için bu durum mümkün olamazdı. Akımlar bütün havzayı temsil eder ve ölçümlerindeki hata nispeten küçüktür. Bu durumda geriye şüphelenmek için bir tek yağış dağılımı kalıyor. Bu da gerçekte yükseklere düşen yağışın istasyonlar kullanılarak elde edilenden daha fazla olduğuna işaret etmektedir. Bu sonuç yağışın o bölgede yükseklikle azalmadığına en önemli delildir.

İkinci delil iklim modeli ile yaptığımız simülasyonlardır. İklim modelleri son yıllarda oldukça geliştiler. Bu modeller ile oldukça tutarlı simülasyonlar yapmak mümkün hale geldi. Bu modeller kullanılarak yağış ve sıcaklık gibi iklim parametrelerinin hem zamansal hem de mekânsal değişimleri konusunda yeterli düzeyde bilgi üretilebilmek mümkündür. Aşağıdaki şekil, Çoruh Vadisini çözebilecek derecede yüksek çözünürlükle olmasa dahi, böyle bir model ile gerçekleştirilmiş iklim simülasyonu yağışı (mavi) ile gözlenen yağışı (kırmızı) karşılaştırmaktadır. Yağışlar kış mevsimine aittir. Ayrıca modelin kullandığı topoğrafik yükseklik te aynı şekil üzerinde gösterilmektedir. Karadeniz sahili 41-41.5 kuzey enlemi civarındadır. Yükselti buradan itibaren güneye doğru hızla artarak bu çözünürlükte 2100 metrelere kadar ulaşır. Doğu Anadolu platosundan güneye doğru daha tedrici bir şekilde azalır. MGM verileri kullanılarak çıkarılan yağış değişimi yağışın Karadeniz kıyısından itibaren yükseklikle azaldığına işaret etmektedir. İklim modeli kullanılarak elde edilen yağış değişimi kıyıdan itibaren 750 metre civarına kadar benzer bir azalmanın varlığına işaret etmekle beraber daha sonrasında yağışın yükseklikle 1600 metreler civarına kadar hızla arttığını göstermektedir. Bu yükseklikten itibaren ise yağış tekrar hızla azalmaktadır. MGM istasyonları kullanılarak elde edilen yağış dağılımı istasyon eksikliği nedeniyle 750-1600 metre arası gerçekleşen bu yağış artışı olayını yakalayamamaktadır. Bu durum da araştırmacıları yağışın bölgede sanki yükseklikle azaldığı gibi bir çıkarıma götürmektedir. Ancak ne model simülasyonları ne de akım ölçümleri böyle bir bulguyu doğrulamaktadır.

Rize_yagis

Sonuç itibari ile Doğu Karadeniz bölgesinde yağışın yükseklikle azaldığı şeklindeki bilgilerin gerçeği yansıtmadıklarını söyleyebiliriz. Bölgenin yükseklerine kurulacak daha fazla sayıda gözlem istasyonu bu durumu gelecekte daha net bir şekilde ortaya çıkaracaktır. Bu ölçümlerle resmin netleşeceği zamana kadar bu tip tartışmalı konularda öğrencilere soru sormaktan kaçınılması tavsiye edilir.

Kaynak:

Eris ̧ E (2011) Determination of spatial distribution of precipitation on poorly gauged coastal regions. PhD Dissertation, Istanbul Technical University, p 115

Reklamlar

One thought on “2012 LYS’de çıkan bir coğrafya sorusu hakkında değerlendirme: Doğu Karadeniz’de yağış yükseklikle gerçekten azalır mı?

  1. Bence yorumunuz sağlıklı ve yerinde.
    Kanımca doğu Karadenizdeki meteoroloji istasyonlarının sayısı yağış miktarını doğru bir şekilde ölçmek için yetersizdir.
    Meteoroloji istasyonlarının havza bazlı dağılımları (hem alansal hemde yükseltiye göre), yağışın yükseltiye göre değişimini sağlıklı bir şekilde ortaya koyabilecek durumda değildir.
    Yine, meteoroloji istasyonların teknik yapısı (örneğin sis halindeki yağış miktarını ölçüp ölçmediği veya ölçüyor ise hangi doğrulukta ölçtüğü, özellikle 1000 metre yükseltiden sonraki kar şeklinde düşen yağışın su ve yağış eşdeğeri vb) doğru bir şekilde ölçecek nitelikte değildir. Bu nedenle bu bölgede sadece mevcut DMİ istasyon verileri ile yağışın yükseltiye göre değişimini sağlıklı bir şekilde ortaya koyabilmek pek mümkün değildir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s